25.01.1995 fatih samatya hastanesinde dogmuş ve hiç bir şeyden haberi olmayan bir bebegin hikayesi aslında plageosefali yani halk arasında kafatası şekil bozukluğu ile dünyaya gelmişim ve öyle bir imtihandır ki o yıllarda. Türkiyede bu hastalıkla dogan ikinci bebegim
Anneminde dünyası başına göçmüş haliyle daha önce hiç kimsede böyle bir hastalık ne görmüş nede duymuş. Annem çaresizlikle hastalıgıma şifa aramaya başlamış. Annemin beni ilk götürdüğü doktor çocuk nöroloji uzmanı Ender Aksüyek annemi, bu hastalıgı tek tedavi edebilecek olan çocuk beyin cerrahi prof. Dr. Mehmet özege yönlendirmiş. Hatta çapa tıp fakültesindeki bir kongrede annemi bu doktorla tanıştırmış.
Prof. Dr. Mehmet özek beni ilk muayene ettiginde “plagiosefeli” tanısını koymuş ve 6 aylık oldugum da ameliyat kararı almış zaman geçip 6 aylık oldugum da 6 saat süren başarılı bir ameliyat geçirmişim doktor bana bir kaç ameliyat daha gerekebilir demiş ama ben bir ameliyatla saglıgıma kavuştum hocamında dedgi gibi bir “mucize”…
Mucize dedim ama şıp diye bitmedi. Ameliyattan çıktıktan sonra 1 hafta yogun bakım serüveni bu sırada da zatürre olmamda cabası bizim hastaneden taburcu olmamız 18 günü bulmuş ve rutin kontrollerimiz başlamış tabiki dedigim gibi çeşitli ameliyatlar düşünüyorlarmış. Zor bir ameliyattan çıktığım için gözlerimde şaşılık olmuş 6 yaşıma geldigimde ise Acıbadem hastanesinde mehdi suha ögüt tarafından başarılı bir ameliyat daha geçirmişim çok şükür iyiyim.
Canım anneler ve babalar çocugunuzun acı çekmesinden üzülüyorsunuz evet çok çekmişim ama hatırlamıyorum o yüzden üzülmeyin sizinde evladınız hatırlamayacak benim gibi dogan özel çocuklar sizde üzülmeyin bunlar geçiçi sizler çok güzel ve özelsiniz.
İstanbulda Alibeyköyde şehit ögretmenler ilk ögretim okulunda 1.sınıfa başladım. Annem herzamn ki gibi yanımda arkamda sagımda ve solumda hatta derste… Aslında çok acı yaşayıp annemin varlığıyla hissetmemişim ilk okulun bana verdigide oldu aldıgı da mesela matematiği çok sevmem ögretmenimin sayesinde, şuanki toplum önünde konuşamama fobiside beni herkesin önünde dövmesiyle başladı. İlk üç yılım bitti ve bir düzene alışmıştım. Babamın işleri bozulup memleketimiz karabüke dönene kadar artık 4 sınıftaydım ve başka şehirde ve başka bir okul yinede heyecanlıydım herkezi seven küçük şeylerden mutlu olan bir çocuktum
Asıl hikayem şimdi başlıyor diyebilirim. Tek başına mücadele.. Annem çalışmak zorundaydı hem yeni insanlar hemde yalnızlıkla mücadele ne ben onlara nede onlar bana alışamadı. Bildikleri halde her sabah usanmadan bana gelen sorular gözünmü şiş, uyumadın mı?… Evet şiş evet uyumadım böyle dogdum kabulümdü ama çevremdekiler kabul etmemişler dışarıda yürürken bile bakıldıgını hissediyordum veya artık o kadar sinirlerim bozuldu ki ben öyle sanıyordum benim bu sırada yanımda olan canım ananem hakkını ödiyemem annem beni önce Allah’a sonra ananeme emanet etmişti.